.::: Süleyman Yardım :::. ( Ney Çeşitleri )
Ana Sayfa
Hakkında
Albümler
Fotoğraflar
Afişler
Faaliyetler
Ney
Mevlana ve Sema
Videolar
Basın
Makaleler
Mesaj Panosu
Haberler
Linkler
İletişim



Türk Sanat Müziği Konseri
Selçuk Ün. Eğitim Fak. Müzik Eğitimi Bölümü Türk Sanat Müziği konseri


Halk Müziği Konseri
Selçuk Ün. Eğitim Fak. Müzik Eğitimi Bölümü Çoksesli Bağlama Grubu ve Türk Halk Müziği Konseri

Türk Halk Müziği Konseri
Selçuk Ün.Eğitim Fak. Müzik Eğitimi Bölümü Türk Halk Müziği Konseri

 


Konser

07/09/2008 tarihinde Ankara/Polatlı'da Türk Tasavvuf Müziği Konseri ve Sema Gösterisi düzenlen...


Konser
06/09/2008 Tarihinde Burdur'da Türk Tasavvuf Müziği ve sema Gösterisi icra edilecektir. Ayin-i Şe...



NEYİN ÇEŞİTLERİ

         Neyin çeşitlerine geçmeden evvel öncelikle yüzyılımızın başlarına kadar 700 yıldır anlatılagelen, bugün ise tamamen uzaklaşılan geleneksel ses sistemimizden bahsetmek gerekir.
         Elimizdeki kaynaklara göre ilk kez XIII. yüzyılda Safiyüddîn Abdü’l-mü’mîn Urmevî (1237-1294) (Öztuna 1990) tarafından anlatılan, bir sekizlinin onyedi aralığa bölündüğü bu sistemde ana dizi (bugün kullandığımız yazım sistemiyle) aşağıdaki gibi gösterilebilir:

Şekli görmek için tıklayınız

            Bu ana dizinin perdeleri önceleri sırasıyla Yegâh, Dügâh, Segâh, Çargâh, Pençgâh, Şeşgâh, Heftgâh ve Heştgâh (1., 2., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. yer) adlarıyla adlandırılırken, sonraları yine sırasıyla Yegâh, Hüseynîaşîranı, Irak, Rast, Dügâh, Segâh, Çargâh ve Nevâ adlarıyla adlandırılmıştır (Tura 1988). Bu dizi bugün kullandığımız sistemle T K S aralıklarıyla ifade edilen bir Rast dörtlüsünün tiz tarafına T K S T aralıklarıyla ifade edilen bir Rast beşlisinin eklenmesiyle oluşmuş görünmektedir.
         Daha anlaşılır olabilmesi açısından diziyi Rast perdesine göçürürsek:

Şekli görmek için tıklayınız                        

şeklinde olduğunu görürüz.
         Bu dizi (Yegâh perdesinde) Rast makamını tam olarak ifade edebildiği gibi eski nazariyat kitaplarında “Rast makamı dizisinin üçüncü perdesinde yarım yedenli karar eden Rast seyrinde bir makamdır” diye tarif edilen Segâh makamını da (Irak perdesinde) mükemmel ifade edebilmektedir.
         Tekrar eski yerinde incelemeye devam ettiğimiz ses sistemimizin ana dizisi aynı zamanda sistemin “asl” diye adlandırılan perdelerinden oluşmaktadır.

Şekli görmek için tıklayınız                        

         Sistem yukarıda gördüğümüz asıl perdelerin aralarındaki tam ikili aralıkların ikişer; mücennep aralıkların ise (büyük ve küçük mücennep) birer “ârızî” perdeyle bölünmesiyle on sekiz perdeye tamamlanmakta, dolayısıyla on yedi eşit olmayan aralığa bölünmektedir

Şekli görmek için tıklayınız

 
1- Yegâh 8- Rast
2- Pest Beyâtî 9- Şûrî 
3- Pest Hisar 10- Zengüle
4- Hüseynî Aşîranı 11- Dügâh
5- Acem Aşîranı  12- Kürdî
6- Irak 13- Segâh
7- Rehâvi  14- Bûselik
15- Çargâh
  16- Sabâ
17- Uzzâl
18- Nevâ

          
           Sekizliyi eşit olmayan on yedi aralığa bölen bu sistem hesapça açık, ancak uygulamada kapalı bir sistemdir. Sistemin kapanışı ârızî perdelerin aslında (dar veya geniş) birer frekans bandını yani, bir noktayı değil; alt ucu, göbeği ve üst ucu olan bir bölgeyi ifade etmesiyle mümkün olmaktadır.Aynı zamanda o âhenkte (veya akortta) yapılmış neylere ismini de vermiş olan Türk Müziği Âhenk Sistemi, yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığımız geleneksel ses sistemimizden doğmaktadır
         Ana dizinin I. perdesinin dizinin diğer perdelerine uygulanmasıyla Türk Müziği’nin Geleneksel Âhenk Sistemi oluşur.     
         Ana dizinin I. derecesi olan Yegâh perdesinin dizinin II. derecesi haline getirilmesi ile “Sipürde âhengi” elde edilmektedir “EK-A”.

Şekli görmek için tıklayınız
 

Bolâhenk âhengi (Yerinden)

Şekli görmek için tıklayınız

Sipürde âhengi ( Bir tam ikili -T- kadar pestten icrâ ettirir.)
 

Aynı şekilde Yegâh perdesinin dizinin III. derecesi haline gelmesi “Yıldız âhengi” dir “EK-B”.

Şekli görmek için tıklayınız

Yıldız âhengi ( T+K kadar pestten icrâ ettirir.)

 

Yegâh perdesinin dizinin IV. derecesi haline gelmesi ise “Kız âhengi” dir. ”EK-C”.

Şekli görmek için tıklayınız 

Kız Âhengi (T+K+S kadar pestten icrâ ettirir.)

 


Yegâh perdesinin dizinin V. derecesi haline gelmesiyle “Mansur âhengi” oluşur “EK-D”.

Şekli görmek için tıklayınız

Mansur Âhengi (T+K+S+T kadar pestten icrâ ettirir.)

 


Yegâh perdesinin dizinin VI. derecesi haline gelmesi “Şah âhengi” dir “EK-E”.

Şekli görmek için tıklayınız
 

Şah Âhengi (T+K+S+T+K kadar pestten icrâ ettirir.)
 

Yegâh perdesinin dizinin VII. derecesi haline gelmesi ise “Dâvud âhengi” dir “EK-F”.

Şekli görmek için tıklayınız
 

Dâvud Âhengi (T+K+S+T+K+S kadar pestten icrâ ettirir.)
 
Son olarak Yegâh perdesinin dizinin VIII. derecesi (oktavı) haline gelmesi ile “Bolâhenk âhengi” oluşur “EK-G”.
 

Şekli görmek için tıklayınız

Bolâhenk Âhengi (T+K+S+T+K+S+T - oktav - kadar pestten icrâ ettirir.)

         Bu âhenk sistemlerinin herbiri için imal edilmiş olan neyler de o âhengin adıyla anılmaktadır (Sipürde ney, Yıldız ney, Kız ney, Mansur ney, Şah ney, Dâvud ney ve Bolâhenk ney). Asıl perdelere göre düzenlenmiş olan ana âhenkler için imal edilen bu neyler, ana neylerdir.
Ârızî perdeler birer noktayı değil birer frekans bandını ifade ettiğinden, herbiri için ayrı birer âhenk sistemi oluşturulmamış, sadece T ve K gibi geniş aralıklar için birer ara âhenk sistemi oluşturularak mûsikîmiz 12 âhenk sistemiyle icrâ edile gelmiştir.

Şekli görmek için tıklayınız

 


1- Bolâhenk   7- Kız-Mansur Mâbeyni
2- Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni   8- Mansur
3- Sipürde   9- Mansur-Şah Mâbeyni
4-Sipürde-YıldızMâbeyni (Müstahsen) 10- Şah
5- Yıldız 11- Dâvud
6- Kız 12-Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni
 
Ara âhenklerde ise Yegâh perdesi;
Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni’nde I. ve II. derecelerin ortasında kalmakta yani bir tam ikili aralığın yarısı kadar pestten icra edilmekte,
Sipürde-Yıldız Mâbeyni’ nde II. ve III. derecelerin ortasında kalmakta yani dizi bir tam ikili aralığa ilaveten ikili aralığın yarısı kadar (üç tane tam ikili aralığın yarısı) pestten icra edilmekte,
Kız-Mansur Mâbeyni’ nde IV. ve V. derecelerin ortasında kalmakta yani dizi bir tam dörtlüye ilaveten bir tam ikili aralığın yarısı kadar pestten icra edilmekte,
Mansur-Şah Mâbeyni’ nde V. ve VI. derecelerin ortasında kalmakta yani dizi bir tam beşliye ilaveten bir tam ikili aralığın yarısı kadar pestten icra edilmekte,
Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni’ nde ise VII. ve VIII. derecelerin ortasında kalmakta yani dizi bir tam sekizliden bir tam ikili aralığın yarısı kadar eksik pestten icra edilmektedir.
Bu âhenklerin herbiri için de aynı adlarla anılan birer ney imal edilmiştir (Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni ney, Müstahsen ney, Kız-Mansur Mâbeyni ney, Mansur-Şah Mâbeyni ney, Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni ney). Bunlar da ara neylerdir. ( Bu bilgiler neyzen.com ve türk musikisi.com adreslerinden alınmıştır.) 

 

 

 


Dolayısıyla neyler şu şekilde düzenlenmiştir.
Bolâhenk
Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni
Sipürde
Müstahsen
Yıldız
Kız
Kız-Mansur Mâbeyni
Mansur
Mansur-Şah Mâbeyni
Şah
Dâvud
Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni
Bolâhenk
 

 


 Bilinen bu Ney akort ve çeşitlerinden başka , günümüzde kullanılmayan, isimleri Nay ile birlikte söylenen ve unutulmaya yüz tutmuş diğer nefesli çalgılardan bahsetmekte fayda görüyorum. Bunlar ;
       ‘’ a-Nây’ı Sefid : Önünde sekiz arkasında bir deliği vardır. Arkada ki deliğe ‘’ŞUCA’’ denir. Delikler tam ve yarım açılarak ses elde edilir. Üflemenin şiddetine göre iki oktav ses çıkar. Uzunluğu genellikle 7.5 avuçtur.
            b- Zemr –i Siyeh Nây : Uzunluğu Nây’ı Sefid’in yarısı kadar olup sürekli üflenir. Seslerin elde edilişi Nây’ı Sefid’in aynısıdır.
            c- Surnây : Sefid ve diğer neylere nazaran daha gelişmemiş bir neydir. Bir oktav ve bir beşli civarında ses aralığı mevcuttur.
            d- Nâyçe-i Balaban : Surnây’a benzer. Surnây’ın talimi bununla yapılır. Yumuşak bir ses rengi vardır.
            e- Nây-ı Çâver : Genellikle Türkler tarafından kullanılan bir çalgıdır. Nevruz, Bâyâti ve Nevâ’dan ezgiler çıkartır. Ezgilerin hepsini çıkartma imkanı yoktur.
            f- Nây-ı Hıyk : Tulum  şeklindedir. Üstteki ucunda bir kamış vardır. Diğer uçta ise, üzerinde delikler bulunan ve aynı boyda bir kamış daha bulunur.
            g- Mûsikâr : Nefesli sazların mutellakat grubundandır. Çeşitli boylarda ki neylerin yanyana  getirilmesiyle yapılmıştır. Uzun kamışların sesi pest, kısaların tizdir. Bu kamışların akordu içine balmumu akıtılarak yapılmaktadır.
           h- Çıpçık : ‘’  Mûsikâr –ı Hatâyi’’ de denilir. Neylerin yanyana getirilerek yapıştırılmasıyla oluşur. Kamışların ucu deliktir. Pirinç bir boru ile üflenen hava bütün kamışlara gider ve ses bu şekilde elde edilir.’’(ÖZÇİMİ,M.Sadreddin , ‘’Hızır Bin Abdullahve Kitabü’l-Edvar’’ Yüksek lisans Tezi, Marmara Ün.Sos.Bil.Ens. İlahiyat Fak., İstanbul 1989 )  

 
2007 Süleyman Yardım Resmi Web Sitesi...